2 Ocak 2011 Pazar

Requiem for a year..

İkibinon her şeyin yerli yerine oturduğu bir yıldı benim için. Dingindi. Huzur doluydu. Bazen fazla normal hissettiğim, bunu fark ettiğimde inceden endişelendiğim, nihayetinde her şeyin bir döngü olduğuna olan inancımla koyverdiğim.. İnsanlar adıyla yaşarmış ya; her yıl evrildiğimi, evrildikçe geliştiğimi biliyorum. Belki herkes gibi. Belki herkesten daha yoğun ve hızlı. Milyon yıl bekleyecek tahammülüm yok ki. Doğru yer ve doğru zaman birleştiğinde bir çan sesi duyuluyor ve bir bulut hüzmesi içinden yeni evrim beliriveriyor. Tabi ki böyle değil. Öyle ağır oluyor ki; her an doğru an, her yer doğru yer. Bilinçsizce attığım her adımda, düşünmeden aldığım her kararda evrilmiş halimi görüyorum. Öyle de fark etmeden anlayacağın. Gelişmişliğimi nereden mi biliyorum; kimi zaman kovermişliğimden, kimi zaman ciddiliğimden. O kimi zamanlar öyle anlar ki; kıvamında. Gereksiz bir koyvermişlik veya haddinden fazla ciddiye almışlık değil, hepsi yerinde. Olmamış halime ait özlemini duyduğum iki şey sadece; kaleme olan yakınlığım ve izlendiğime dair inancım.

0 şey söylenmiş: