18 Mart 2008 Salı

okurum, yazarım, kaygılıyım...

Yazarları tanımak için aynı yazarın, tüm kitaplarını, kronolojik sırayla, peşpeşe, birini bitirip birine başlayarak okumak gibi bir hastalığım vardı. -dı diyorum çünkü 6-7 aydır kitap okumuyorum. Evet bunu derken çok utanıyorum ama dürüstüm, en azından okumuş gibi yapmıyorum :P

Bu yazıdaki mesele ben ve benim kelimelere aç ruhum değil, bir yazarı tanımanın, entellektüel dost sohbetlerinde hava atmanın dayanılmaz tadıdır. Blog da bir dost sohbeti dergâhı değil midir??

Neyse ben derdimi bi dökeyim.. Bu yazarları tanıma süreçlerimden kimisinde "allahım bu insan hiç ölmemeli hep yazmalı" diyorum, kimisinde "aynı kaygı aynı eda, bu da kendini yazar sanıyor" diyorum. Aynı tavır, aynı gramer yapısı, aynı kasış, aynı kaygılar beni boğuyor azizim.. Çağımız kitaplardan uzak, 1000 kelimeyle konuşan, okuyup "da" anlayamayan, kendi dilbilgisi hatasını inatla ve ısrarla, tüm uyarılara rağmen düzeltmeyen evlatlarını yetiştirirken, bu evlatların ilerleyen yıllarda kendilerini bir sonraki kitabına kadar yenileyen yazarlar olmalarını beklemek beklentilerin en büyüğü olurdu. Bu yorumu yapabilme haddini nerden alıyor ve ben kim oluyorsam.. Cüret işte..

Madem kitap okumuyorum bu kaygı nerden çıktı? Blogları takip ederken de bu kaygı nüksetmeye başladı çünkü. İtiraf ediyorum; google reader'da görünen her yazıyı okumuyorum. Kendimi yenileyene kadar da yazmıyorum.
İlişkiyi her daim sıcak tutmak için karşılıklı bir yenilenme sürecine girsek ne güzel olurdu? Ben saçlarımı siyaha boyatayım mesela, sen yüzünü gerdir. O çılgınca bir fikre gark olsun 5 kilo alsın, öbürü hiç uzmanı olmadığı bir konuda makale yazsın.

Günah çıkarma bölümü: Bir ay sonra teslim etmem gereken ve iki ay önce çalışmaya başladığım bir tezim var. Fırsat bulduğum her an elime bir kitap alıyorum, alır almaz bişeyler okumak istiyorsan tezinle ilgili okumalarını yap diyorum. Bu süreç içinde okuyamadığım kitapları biriktiriyor ve hepsini kısa bir sürede bitireceğime söz veriyorum. Sen günahlarımı bağışla tanrım. Amin.

07 Mart 2008 Cuma

26yım, hala çıtırım..

Bir yaşı daha tarihe gömerken, yapımda ve yayında emeği geçen, beni sevgi ve ilgileriyle yudum yudum besleyen, nefretleri ve öfkeleriyle yıl içinde 5 yıl büyütenlere en içten teşekkürlerimi sunarken, yarınki kutlama için ne giyeceğimi düşünüyorum..

Henüz bir mum bile üfleyemesem de, bu şarkıyı kendime armağan ediyorum.. lüften bugün kimse üstüne alınmasın..