Araya zaman, zamana görevler girdi yazamadım oyun hakkındaki yorumlarımı. Şimdi o geceye gidip hissettiklerimi hatırlamaya çalışıyorum.Halit Ziya Uşaklıgil romanından uyarlanan oyunun kahramanları annesinin "erdem"ine öfkeli ve ona benzemekten korkan alımlı ve dikkat çeken bir genç kız, eşini kaybetmiş ve iki çocuğunun sorumluluğunu taşımaya çalışan yaşlı ama zengin bir adam ile genç yaşının hoyratlığında hayatını yaşama hevesi içinde bir genç adam.
Annesinden uzaklaşmak adına yaşlı adamla evlenen genç kadın evde yaşamaya başladığı süre içinde eşinin yeğeni genç adama karşı bedeninde ve kalbinde gelişen aşka karşı koymaya çalışmaktadır. Genç adam da kadını arzulamaktadır.
Erdem ve ahlak gökten inmedir, aşk bedenden çıkmadır. Bir geceden bişey çıkmaz denir ve o gece birlikte olurlar. Genç adam gecenin ertesindeki günlerde hevesini almanın hazzıyla aklını başına getirmiş, kadından uzaklaşmak adına kuzeniyle evlenmek, hariciye nezaretinde işe girmek vb gibi her türlü yolu düşünmektedir. Kadın gün geçtikçe eşini de evliliğini de erdemi de bir kenara bırakıp kadınlığını, kadınlık gururunu, aşkını kurtarmak peşindedir. Ama hep benzemekten korktuğu annesinin tecrübesini yaşamaktan kaçamamıştır.
Oyun boyunca kadını yargılamak beklenen bir tutum olabilir, hatta belki kaçınılmaz. Ancak ortada bir suç varsa suçlu asla tek değildir, asla.
Sonu bilindik, heyecansız bir Türk filmi tadında bir oyundu esasında. Ama Türkçe'nin lezzeti, duyguların saflığı her yerde tadılamayacak türdendi.
0 şey söylenmiş:
Yorum Gönder